$ DOLAR → Alış: 3,53 / Satış: 3,54
€ EURO → Alış: 4,11 / Satış: 4,12

Ülke Basketbolu Adına Kötü Sinyaller!

Mert Genç
Mert Genç
  • 16.07.2017

A Milli Takımımız’ın Dünya Şampiyonası’nda aldığı teselli derecesinin ardından kulüpler düzeyinde başarılarımızın ne kadar yanıltıcı olduğuna dair gerçek bir kez daha ortaya çıktı. Türkiye’de menajerlerin (istenen fiyatlarla)  ve kulüplerin (verilen fiyatlarla) yere-göğe sığdıramadığı U20 Milli Takımımız, Avrupa Şampiyonası’nda oynadığı Hollanda maçını ikinci kez kaybederek B Ligi’ne düştü. Kısacası Avrupa’nın en iyi ligi olarak  kabul edilen Türkiye’nin A Milli Takım’dan sonra en önde gelen ekibi Avrupa’da en iyi 15 takım arasına bile giremedi. Elbette bir yerlerde yanlışlar var ancak en büyük sorun sistemde… Nasıl mı? Maddeler halinde hemen açıklayalım.

 

 

  • Öncelikli olarak Avrupa’da ekiplerimizin elde ettiği başarıların tamamen yabancı oyuncuların eseri olduğunu, yerli oyuncuların figüran rolde olduklarını ve yerli oyunculara verilen ücretlerin sahadaki performanslara yansımadığını ve zaten bu sistemde yerli oyuncuların başarılı olmasının mümkün olmadığını kabul edelim.

 

  • Altyapıda yetersiz antrenörlerin çalışması bir diğer sorun… Altın jenerasyonun (Birsel-Işıl-Şaziye-Nevriye, Esmeral, Tuğba Palazoğlu, Sariye,  Yasemin) kulüp takımlarında ilk kez sorumluluk aldıkları dönemlerde altyapıda hep kariyerli ve Türkiye’de herkesin saygı göstereceği koçlar yer alıyordu. Şimdilerde ise altyapılar kulüpler için sadece ekstra bir gider hanesi ve çalışan koçlar hem yetersiz hem de sağlanan olanaklar çok kötü durumda…

 

  • Oyuncu menajeri endeksli koçlar ve başkan ile oyuncu menajerlerinin kurduğu kadrolara antrenör atamaları yapılıyor. Ayrıca oyunculara Yıldız Takım seviyesinde bile sözleşme yapılması  ve oyuncunun basketboldan daha çok  konsantrasyonunu maddi  yönlere kaydırması…

 

  • Son 3-4 yılda uygulanan ve varolan yabancı kuralının tamamen genç ve yerli oyuncuların gelişiminin önünde engel olduğunu belirtmek gerekiyor. Bu sistemde ne yerli oyuncular sorumluluk alabilir ne de kendilerini gösterecek süreleri bulabilirler. Özellikle genç oyuncular… TBF’nin bu  noktada bir karar vermesi gerekiyor. Ya kulüpleri memnun edecekler ya da ülke basketbolunu kurtarmaya karar verecekler.

 

 

  • Son yıllarda Avrupa Şampiyonaları’nda sıkça önemli dereceler yapan A Milli Takımımız’ın iskeletini oluşturan oyuncuların (Işıl-Birsel-Nevriye-Şaziye-Esmeral-Sariye-Yasemin-Tuğba gibi) çıkış yapıp kendilerini gösterdikleri dönemde 1 veya 2 yabancılı sistemlerin bulunduğunu hatırlamak gerekir.

 

  • A Milli Takımımız’ın son Avrupa Şampiyonası’nda aldığı derecenin kısmi olarak başarı olduğunu ve eğer devşirme oyuncumuz olmasaydı (Kuanitra Hollingsworth) bu başarıyı kazanamayacağımız gerçeğinin farkında olmak gerekir. Turnuvada devşirmesi olmayan diğer ekiplerin de önemli işler yaptıklarını (Yunanistan-Slovenya-Fransa) bilmek gerekir.

 

Bu verdiğimiz bilgilerin ardından biraz da çözüm yollarını ifade edelim.

 

  • Yabancı kuralı konusunda radikal bir karar almaktan başka şansımız yok. Ya Avrupa’da ekiplerimizin günlük başarılarıyla övüneceğiz ya da ülke basketbolunun bitmesini seyredeceğiz.

 

  • Altyapı Milli Takımları’nı daha profesyonel hale getirmek zorundayız. Bu konuda en büyük görev TBF’ye düşüyor. Antrenör seçimleri daha doğru yapılmalı, daha önce bu jenerasyonun oyuncularıyla beraber olmuş ve sezon içerisinde altyapı maçlarını takip eden bir isim görev başında olmalı. Seçilecek bu genç isimlerle uzun dönemli kontratlar ve doğru bir planlama yapılmalıdır. Aynı zamanda  A Milli Takım baş antrenörünün bu ekibin gelecekteki Milli Takım olduğunu düşünüp takımı turnuvalarda yerinden takip etmesi daha doğru olabilir.  Diğer Milli Takım baş antrenörleri bunu yaparken bizim ekibimizin başındaki ismin de bunu yapması  daha sağlıklı olacaktır.

 

  • Altyapı Milli Takımları’nın başına (Genel Koordinatör) herkesin kabul edeceği bir isim getirilmelidir. Akrabalık ve dostluk ilişkileri bırakılıp bu işe gönülden değer veren isimlerle çalışılmalıdır. Örnek: 30 yıldır altyapı turnuvalarının neredeyse tamamını takip eden ve bu konuda çok donanımlı olup herkesin kabul ettiği bir isim Hayri Pekergin (kendisini yazılarından takip ediyorum  ve bir kez telefonda konuşmuşluğum dışında bir iletişimim olmadı) olabilir. Ayrıca bir not olarak insanları geçmişleri ve kariyerleriyle değil basketbol bilgilerine göre değerlendirmeyi öğrenmek gerekir.

 

Çözümler göründüğü üzere gayet basit. Ancak tüm çözümlerin ortak olarak gösterdiği bir nokta var. Basketbolumuza bir sistem gerekli ve bu sistemi sağlıklı şekilde kurmadığımız takdirde başarılı olmamızın imkanı yok. Acı ama GERÇEK!

 

Not: Daha önceki yazılarımda yabancı sayısının düşürülmesine karşı duran yazılarım olmuştu ancak bu yorumlarımı varolan sistem üzerine yapmıştım. Bu yazımda ise zaten doğru olmayan sistemin kökten değişmesi gerektiğine yönelik bir yazıyı ele aldım. Bu durumu lütfen ayırt edelim.

 

 

MERT GENÇ

mertgenc_91@hotmail.com

Yazar Hakkında:

Sitemizin sahibi ve baş yazarıdır. Daha önce sporx.com ve ajansspor.com sitelerinde spor yazarlığı yapmasının yanında Meltem TV ve Mesaj TV’de yayınlanan Ribaund programında daimi yorumculuk yapmıştır. Türkiye’nin en eski geçmişe sahip olan basketbol sitesi turkbasket.com’da 1.5 yıl süreyle editörlük görevini üstlenmiştir. Ayrıca kısa bir dönem BJK TV’de yorumculuk yapıp Galatasaray basın ekibinde görev almıştır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ